rusen@rusen.ai:/blogs$ cat yapay-zeka-ile-birlikte-insa-etme.md
MANIFEST · post.mdPUBLISHED
Date
18 Şubat 2026
Series
Yapay Zeka ve Programlama · part 02 / 03
Tags
yapay zeka · programlama · degisim
Read
9 dk · 1,980 kelime
Lang
TR · [ ⇄ EN ]

Yapay Zeka Çağında İnşa Etmek

Yapay Zekanın gelişimi ile birlikte dijital inşaatçıların işleyişleri yüksek bir hızla değişti. Ne yapmalı, nasıl adapte olmalı ve hepsinden önemlisi "ne yapmamalı" bundan bahsedeceğim.

Yapay Zeka Bütün Yazılımları Yazdığı Zaman Biz Ne Yapacağız?

Yapay zeka kodlamada müthiş bir beceri kazandı, bu konuda hepimiz hemfikiriz sanırım. Ve aynı şekilde bu trendin extrapole edildiğinde (geleceğe uzatıldığı zaman) sanal yapay zeka asistanlarını tıpkı gerçek insanlar gibi kullanacağımız açık gibi gözüküyor. Kapitalizmin emrettiği gibi, iş her zaman çıktısı karşısında ucuzlar (e.g. verimlilik artar).

Bu noktada serinin bir önceki blog postunda bahsettiğim gibi birkaç şey göz ardı ediliyor olsa bile, şimdilik biz de onları göz ardı edeceğiz. Kendimi tekrar etmemek adına bu noktaların bahsini geçmeyeceğim, merak ettiyseniz önceki blog postuma [s1] gidebilirsiniz.

Bugün daha farklı bir konudan bahsetmek istiyorum. Yapay zeka ile bilgiyi evirip çevirmenin ölümünden bahsetmek istiyorum.


Bilginin Sonu

Bir senaryo düşünmenizi istiyorum. Yapay zeka gerçekten de kalıcı hafızaya erişmiş, artık her sessionda alzheimer gibi davranmıyor. Gerçek yazılım sistemlerine entegre etmişiz, görevler ve karakterler vermişiz. Beyaz yaka bütün insanların görevlerini almış yapay zekalar. Dijital ortamda bilgiyi evirip çeviren bütün işler, kendini daha ucuz olan yapay zekaya vermiş. Tıpkı ağır işlerin "hepsinin" makinelere verilmiş olması gibi... ki verilmedi. Makineler fiziksel emeğin hepsini almadı, çünkü bazı işlerde insan hâlâ daha ucuz veya daha adaptif. Ama yazılımda bu iki savunma da çöküyor: yapay zekanın maliyeti sıfıra iniyor, becerisi gittikçe artıyor ve dijital ortamda adaptasyon sorunu yok. Bu defa koşullar gerçekten farklı olabilir.

"Bilgiyi evirip çevirmek" derken neyi kast ettiğimi biraz açmak istiyorum: kod yazmak, rapor hazırlamak, veri analiz etmek, sözleşme taslağı çıkarmak, sunum tasarlamak, iş için mailleşmek vs. Kast ettiğim şey aslında "dijital ortamda veri işlemek", (sadece dijital kelimesinden kaçındım çünkü hâlâ dijitale dökülmemiş ama dökülebilir veri işlemeye dayalı işler de mevcut). Eğer işinizi bilgisayar başında oturup düşünerek tanımlıyorsanız, muhtemelen yapay zeka ile etkileşime geçmeniz gerekecek.

Henüz bütün işlerin yapay zekaya devredildiği bir durumda değiliz, farkındayım. Ama yönün buraya gittiği belli. Değerin gün geçtikçe daha ve daha az kısmı "bilgiyi manipüle etmek" üzerine kurulu oluyor.

Peki bu değişim ne anlam ifade ediyor, ve bizim ne yapmamız gerekiyor?

Bilgeliğin Başlangıcı

Yapay zekanın bütün "beyaz yaka" işini yapmasının ne demek olduğunu düşünmenizi istiyorum. Sonrasında robotik ile gelecek olduğu mavi yaka işlerinden bahsetmiyorum bile.

Bilgiyi evirip çevirmek tamamen değersiz bir şey olacak. Bu cümlemi tekrar etmek istiyorum, çünkü bütün bu blog yazımı sadece bu cümleyi anlayarak çözebilirsiniz.

Bilgiyi evirip çevirmek tamamen değersiz bir şey olacak.

Peki o zaman değerli olan ne olacak? Bazı seçenekler sıralayalım -maddeleri okurken biraz geniş perspektif ile bakmanızı istiyorum-:

  1. Hangi bilginin evirilip çevrilmeye değer olduğunu bilmek
    • Ne yapmak gerektiğini bilmek, nasıl yapmak gerektiğini bilmekten daha önemli hâle gelir.
  2. En hızlı şekilde bilgiyi evirip çevirmek
    • Herkes aynı rekabet unsuruna sahip olduğu zaman, hız ve hacim belirleyici unsur olur
  3. En çok evirilip çevrilebilecek bilgiyi tutmak
    • Google ile nasıl yarışabilirsin ki? Müşterilerin bile kendileri hakkında bilmedikleri bilgilere sahip olmak, yazılım ücretinin sıfıra indiği bir dünyada ilginç sonuçlar doğurabilir.
  4. Kimsenin taklidine bile sahip olmadığı gerçek anlamda özgün bilgiler elde etmek
    • Belirli bir alanda öyle derinleşilir ki, rekabetçi bir avantaj olacak bir içgörü elde edilir. Herkesin son teknoloji ile kod yazabilen YZ araçları olduğu bir dönemde, "son teknoloji"yi geliştirmek, YZ'ye odaklanmaktan daha mantıklı olabilir.
  5. Gerçek dünya ilişkileri ile evirilip çevirilen bilgileri hayata sunabilmek
    • Yapay zeka zeki olabilir, ama etkili mi? Nerd vs social. Teknik başarı ürün başarısı demek değil.

Bu maddelerin her birine, "biz inşa etmeyi seven insanları nasıl etkiler" perspektifi üzerinden değinmek istiyorum, tek bir gerçeklik farklı perspektiflerden ele alınabilir. Öyle yapacağım(z):

Bilginin Değeri

Neyin inşa edilip neyin edilmemesi gerektiği sorunsalı size çok basit gelebilir, ama aslında çok önemlidir. Yapay zekadan bağımsız olarak bile var olan bir sorundur, ve pek çok firma bu sorunsalı düzgün halledemediği için batmıştır. Neyi inşa etmenin değerli olduğuna yönelik bir ölçüm metodumuz yok. Bir teorimiz de yok. Olsaydı muhtemelen bu teori de geçerliliğini (muhtemelen efektif market hipotezi sebebi ile) kaybederdi. İnsan ilginç bir varlık, ve insanların içinde yaşadığı gerçeklik süreç içerisinde değişiyor, devletler, metalar, şirketler, oyuncular değişiyor. Neyin inşa etmeye değer olduğu her zaman insana içkin ve bağlama özgü bir sorunsal olacak gibi duruyor. Genel bir yapay zeka bile insanların içinde bulunduğu bağlamı insanlarla etkileşime geçmeden anlayamaz. (Biraz da bu maddeyi zor yapan da bu, zeki bir insan da olsanız neyin inşa edilmeye değer olduğunu anlamak için bilgisayardan kafanızı kaldırmanız gerekiyor.)

So anon, touch some grass. And learn what's worthy to build.

Hız, Ben Hızım

Yeniden efektif market hipotezine bir atıf yapacağım. Herkes aynı araca sahip olduğu zaman, rekabetin bir yerden patlaması gerekiyor. Muhtemelen bu kusursuz bir varsayım değil (herkesin aynı araca sahip olduğu ve tek farklılık yapıcının hız olduğu), ama yine de korkunç bir varsayım olduğunu düşünmüyorum. Günün sonunda hız önemli olacak. Bunun hepimiz farkındayız. Bir önceki madde gibi, bu maddenin de genel bir madde olması da ilginç. Yapay zekadan bağımsız olarak da inşa edilen işlerin ne kadar hızlı edildiği market çerçevesinde çok önemli, hatta bazı durumlarda şirket / işletme için ölüm kalım meselesi.

Bir şeylerin üretmeye değer olduğunu gördükten sonra, üretmek değil, hemen üretmek gerekiyor yani. Bir şeyler ters gittiği zaman hemen aksiyon almak, bir şeyler iyi gittiği zaman hemen kaldıracı kullanmak gerekiyor. Araçlar güçlendikçe reflekslerin önemi de artıyor.

Nicelik Nitelikten Daha Önemli

Bu size içsellik dışı gelebilir (benim gibi bir mükemmelliyetçiyi de tiksindiren bir madde) ama gerçekliğin bir perspektifinde nicelik nitelikten üstündür. Benim düşünceme göre Google gibi büyük firmaların da bir şeyler başarabilmesinin sebeplerinden biri de budur. Büyük firmalar yaptıkları neredeyse hiçbir şeyi kusursuz yapmazlar (ana hizmetleri / farklılaştırıcı faktörleri dışında), ama yine de domine ederler. Nasıl?

YouTube kusursuz değil, hatta çok uzak. Bir sürü tasarımsal iyileştirme yapılabilir. Bir sürü kullanıcı deneyimi iyileştirmesi yapılabilir. Peki sizce Google salak mı? Neden yapmıyor? Çünkü mükemmelliyetçilik, iyi olmanın en büyük rakibidir. Çünkü büyük firmalar, her alanda iyi olmanın bir alanda mükemmel olmaktan çok daha önemli olduğunun farkındadırlar. Bu yüzden Apple'ın bir sürü donanım ürünü var. Bu yüzden YouTube "her şey TV" olmaya çalışıyor. Bu yüzden Microsoft Office sadece office değil, tarayıcınız da olmakta kararlı (ve aynı şekilde Google rekabet ediyor).

Ama asıl ilginç olan, bu "geniş ama mükemmel değil" stratejisinin bir yan ürünü var: veri. Google Maps çıktığında mükemmel değildi, ama milyonlarca insan kullandı. Kullandıkça trafik verisi topladı, trafik verisi onu vazgeçilmez yaptı. YouTube'un içerik kalitesi hâlâ kusursuz değil, ama milyarlarca izlenme Google'a izleyici davranışı hakkında rakipsiz bir bilgi havuzu verdi. Müşterilerin kendileri hakkında bilmedikleri şeyleri, Google biliyor. Çünkü Google mükemmel olmaya çalışmak yerine, geniş olmaya çalıştı. Geniş oldukça veri topladı, veri topladıkça neyin önemli olduğunu öğrendi, öğrendikçe daha iyi üretti.

Bu bir çark: çok üret → çok veri topla → neyi üreteceğini daha iyi bil → daha çok üret. Mükemmelliyetçi durduğunda bu çark dönmez. Dönmeyen çark veri üretmez, veri üretmeyen sistem kör kalır, kör kalan sistem neyin değerli olduğunu bilemez.

Finans perspektifinden buna "oyun alanını genişletme" olarak bakılabilir. Bir firma bir alanı domine ettiği zaman, başka alanlara açılmaya çalışır. Bunu yaparken mükemmel olmaya çalışmaz, sadece market payı elde edebilecek kadar iyi olmaya çalışır. Yeterince iyi olduğu zaman domine etme zamanı gelebilir (Google -> Maps, Microsoft -> Azure). Ama bu domine etme, o alana girip veri toplayıp çarkı döndürmeden asla gelmezdi.

Kıssadan hisse olarak bu maddeden şunu alabilirsiniz (önceki maddelere de assist vererek):

Neyin değerli olduğunu ve nasıl hızlı bir şekilde yapılabileceğini öğrendikten sonra yapılması gereken şey, tekrar etmektir. Mükemmel olmaya çalışmadan, geniş bir şekilde tekrar etmek. Her tekrar size yeni bilgi verir, her bilgi bir sonraki tekrarı daha iyi yapar. Başarana kadar. Yeterince uzun süre hayatta kalırsan, başarırsın.

Nitelik Nicelikten Daha Önemli

Biraz daha şiirsel olan ve neredeyse hepimizin doğru olması için yalvardığı o madde. Yapay zeka her şeyi elimizden alsa da, yaratıcılığı alamaz. Farklılaştırıcı faktörü, yeni son nesil teknolojiyi ve kimsenin bilmediği bilgileri... bilemez. Bu faktörleri inşa etmenin değeri eksponansiyel bir şekilde artacak. Eğer şu ana kadarki üç madde size geniş olmayı tavsiye ettiyse, bu madde derin olmayı tavsiye ediyor. Yaptığınız işi gerçekten sevin, ve kimsenin akıl bile edemeyeceği, denemeye üşeneceği / uğraşmayacağı şeyler deneyin. Çalışın, çabalayın ve insanlığa yeni şeyler katın.

Bunun değerinin yapay zeka ne kadar gelişirse gelişsin azalacağını düşünmüyorum, hatta yapay zeka bir kaldıraç bile olabilir. Yeni teknolojilerin önemini arttıran bir kaldıraç. Bir database daha iyi çalıştığı zaman artık insanlığa çok daha önemli bir katkısı olmuş olacak. Bir video paketleme algoritması daha iyi çalıştığı zaman, artık etkisi çok çok çok daha yüksek olacak. Örnekler arttırılabilir, ama temel fikir aynı.

İnsan emeğinin tamamen çöpe gideceğine yönelik inancım sıfır, hatta mümkünse negatif. Bir insan gerçekten merak ettiği için kendine bir şeyler katıyorsa ve bu katkıyı sonra yeni fikirler bularak insanlık ile paylaşabiliyorsa, kesinlikle ama kesinlikle insanlığın var olduğu her dönemde bunun ödülü olacaktır. Bunu ödüllendirmeyen toplumlar zaten yok olmaya mahkumdur. Bu yüzden yapay zeka var diye bir şeyler öğrenmekten çekinmeyin. Sorduğunuz soruları ve yaptığınız işleri aptalca görmeyin, "zaten AI bunu yapabilir demeyin". Yapamadığı şeyleri yapabildiğiniz yeteneğe eriştiğinizde, sahip olacağınız kaldıracı muhtemelen hayal edemiyorsunuz çünkü.

Her Şey Sadece Pazarlamadır

Belki de en çok itiraz edeceğiniz madde bu olacak. Özellikle benim gibi teknik insanlar için "pazarlama" kelimesi neredeyse bir hakaret. "Ben mühendisim, pazarlamacı değilim." Anlıyorum. Ben de öyleydim.

Ama piyasanın gerçekten içine girdiğinizde, ne yapabildiğiniz, nasıl yaptığınız, neden yaptığınız gibi soruların tek bir soru karşısında ezildiğini görürsünüz:

ne satabiliyorsun

günün sonunda yaptığınız şeyin ne kadar iyi olduğu bir anlam ifade etmiyor, kimlerin bildiği bir anlam ifade ediyor, kimlerin para vereceği, ne kadar süre trend kalacağı, ürünün geleceğe nasıl ilerleyeceği vs.

Mühendisler olarak her şeye sadece teknik bakmayı seviyoruz, bir problemin çözümü iyiyse, her şey bitmiştir. Bu hatalı bakış açısı hayata olan genel hatalı bakışımızdan kaynaklı. Problemler, problemleri çözmek için var değildir, insan hayatına dokunmak için vardır. Dünyanın en zor problemlerini çözebilirsiniz, eğer kimsenin hayatına dokunmazsa, kimse umursamaz. Çözümünüz ne kadar estetik olursa olsun, kimsenin hayatına dokunmuyorsa, hiçbir anlam ifade etmez.

Bu yüzden, teknik bir işlemi bitirdiğiniz zaman yolun sadece yarısını (bazen yarısından da azını) bitirmiş olursunuz. Geriye kalan kısmı hikayenizi anlatmaktır. Satmaktır. Ve genelde bu, teknik çözüme başlamadan düşünülmesi gereken bir unsurdur. İnşa edeceğiniz şeyi satabilmenizin bir yolu yoksa (en kötü senaryo: kişisel kullanım), inşa etmek için bir sebebiniz de yoktur (bu noktada birinci maddeye de dönebilirsiniz).

Günün sonunda yapay zeka kodunuzu yazabilir. Ama hikayenizi anlatamaz / satamaz.

Ve evet, her şey sadece pazarlamadır. Çünkü kimsenin duymadığı bir ağaç, devrilse de ses çıkarmaz. Hangi gerçeklikte olursa olsun.

Nasıl Bilge Olunur?

Bilgelik bilgi gibi değildir. İndiremezsiniz. Bir prompt yazıp bilge olamazsınız. Bu, yapay zekanın bütün bilgiyi evirip çevirebildiği bir dünyada bilgeliği bu kadar değerli yapan şeyin ta kendisidir.

Peki nereden geliyor bilgelik? Belki anlamışsınızdır: deneyimden.

Yukarıdaki beş maddeye tekrar bakarsanız, aslında hepsinin aynı gerçeği farklı açılardan söylediğini göreceksiniz: bilgisayardan kafanı kaldır, gerçeklikle temas et, bir şeyler yap, yaptığın şeyden öğren, tekrar yap. Neyin değerli olduğunu anlamak için insanlarla konuşman gerekiyor. Hızlı olmak için denemen gerekiyor. Veri toplamak için üretmen gerekiyor. Derin bilgi için gerçekten merak etmen ve sorman gerekiyor. Satmak için karşındakini anlamış olman gerekiyor.

Hiçbiri yapay zekaya sorularak elde edilemiyor. Hepsi yaparak, deneyerek, gerçeklikle etkileşime geçerek elde ediliyor. Başarısız olmak zorundasın. Bilge olmanın tek yolu bu. Bilge olmak demek bir şeyler denemeyi göze almak demek. Deneyimsiz olduğunun farkında olmak.

Bilgelik bir döngüdür: yap -> başarısız ol -> öğren -> tekrar yap. Bu döngünün her turu sizi biraz daha bilge yapar. Yapay zeka bu döngüyü hızlandırabilir (daha hızlı inşa edersiniz, daha çabuk test edersiniz, bilgiye hızlı ulaşırsın, daha hızlı geri bildirim alırsın), ama döngüye girmeyi sizin yerinize yapamaz. Çarkı ancak siz döndürebilirsiniz.

Bu yüzden, yapay zeka her şeyi yazabilir, ama sizi yazamaz.

Kendinizi yazmalısınız, başta berbat bir iş çıkarabilirsiniz, önemli değil. Berbattan öğreneceğiniz şey, mükemmeli hayal ederek öğreneceğiniz şeyden her zaman daha değerli olacak.

Bilgi indirilebilir. Bilgelik kazanılır. Yapay zeka birincisini sıfıra indirecek. İkinciyi sıfıra indirecek bir şey yok.

NOTE

Programcılar ne yapmalı:

  • Öğrenmeyi önemseyin, derinlik her zaman önemli olacak
  • Hız kazanın, hızlı deneyin, hızlı yanılın
  • Ufkunuzu geniş tutun, derinleşirken tek bir alan içinde kaybolmayın
  • Sosyal kalın, dünyaya bakın -> Hikaye anlatıcısı olun
  • Mühendis kafasından inşa eden birey kafasına girin -> sebeplere / problemlere takılıp kalmayın. Sonuçlarla ve insanlarla da uğraşın
← prev · Yapay Zeka Ve Programlamanın Geleceğinext · Prompt Yetmez: Niyet Mühendi…
rusen@rusen.ai:/blogs$ _