Rize sahilindeki kırmızı yürüyüş yolu, deniz ve gölgem bu çift pozlamada aynı yüzeyde buluştu. Bu karede yalnızca yeni bir teknik keşfetmedim; gördüğüm ayrıntıları bir araya getirip estetik bir bütün olarak saklayabileceğim, bana ait bir ifade biçimi de buldum. Fotoğrafçılığa gerçekten tutunduğum ve “bu hobi bana göre” dediğim an, yüzümün görünmediği bu otoportreyle başladı.
SEÇKİ / 6 BÖLÜM
Geçerken kalanlar.
Fotoğrafları yan yana getirdikçe aralarında daha önce görmediğim ilişkiler belirdi. Geçip giden her an, yanındaki karede kendinden bir iz bıraktı.
01 / SERİ
Komşular
Şehir yalnızca acele edenlere ait değil. Kediler bütün ağırlıklarıyla duruyor, bir güvercin bakışımızı geri veriyor; komşuluk, başka bir hayatın da bizi fark ettiğini anladığımız yerde başlıyor.
02
Evin Sahibi
Kuzguncuk’a evlerini fotoğraflamak için gitmiştim. İkindi ışığında karşıma çıkan bu kedi, günün bütün mimarisini sessizce geride bıraktı; o geziden en çok sevdiğim fotoğraf bir evin değil, onun kedisinin oldu.
03
Kımıldamadan
Çankaya’da insanlar çevresinden akıp giderken o, bütün ağırlığıyla olduğu yere uzanmıştı. Şehrin telaşına karşı sunduğu tek cevap, kımıldamamaktı.
04
Biri Beni İzliyor I
Güvercin şehri kendi sessizliğinde izlerken kameranın varlığından habersiz görünüyordu. O an kadrajın tek gözlemcisi olduğumu sanmıştım.
05
Biri Beni İzliyor II
Sonra birden başını çevirdi. Bakışındaki dikkat, şehirde yalnızca bizim bakmadığımızı; başka hayatların da bizi izlediğini hatırlattı.
02 / SERİ
Herkesin Tanıdığı Yabancı
Üsküdar sahilinin gündelik akışı içinde beliren Örümcek Adam, birkaç dakika içinde çevresinde küçük bir kalabalık topladı. Burak Soylu’nun performansı, trafiği kısa süreliğine bir sahneye dönüştürdü.Performans: Burak Soylu · @theburaksoylu ↗
06
Sahneye Giriş
Siyah ve kırmızı otomobil, Üsküdar’ın gündelik trafiğine beklenmedik bir karakter taşıdı.
07
Şehrin İçinde
Maske görünür olduğunda çevredeki bakışların yönü bir anda değişti.
08
Herkesin Tanıdığı Yabancı
Yüzünü saklayan bu yabancıyı herkes tanıyordu.
03 / SERİ
Bir Bahçe, Bir Mesai
Biz güllere aşkı yakıştırırken, arı sandığım küçük sinek hiçbir metafora aldırmadan mesaisini sürdürüyor. Bahçe, anlam yüklediğimiz güzellikle kendi ritminde devam eden hayatın yan yana çalıştığı yer.
09
Karanlıkta Bile
Beyaz gül benim için lekesiz bir sevginin imgesi. Gecenin loşluğunda kendi ışığını bulması, böyle bir sevginin karanlığın içinde dahi varlığını koruyabileceğini düşündürüyor.
10
Yumuşak Hava
Gece, pembe gülleri gerçek ile düş arasında bırakıyor. Sevginin tozpembe hayali ile ona duyduğumuz gerçeğin birbirine karıştığı o belirsiz yerde duruyorlar.
11
İlk Yaklaşım
Onu ilk gördüğümde arı sanmıştım. Arı taklitçisi bir çiçek sineği olduğunu henüz bilmiyordum; kandırmacasının kusursuzluğu, bu karşılaşmayı daha ilk karede değerli kıldı.
12
Merkezde
Çiçeğin merkezine yerleşip beslenirken bütün dünya küçücük bir sarı alana daraldı. Taklit ettiği güçten bağımsız, kendi hayatının dikkatli ritmi görünür oldu.
13
Geçiş
Konuşu, ön ayaklarını birbirine sürtüşü ve çiçeğin üzerindeki küçük hareketleri, bir anlık karşılaşmayı uzun bir gözleme dönüştürdü. Yakından bakınca tekrarın içinde karakter belirdi.
14
Kalkıştan Önce
Kanatlar ayaklardan önce harekete geçti. Fotoğraf, çiçeğe ait olmakla ondan ayrılmak arasındaki o küçücük kararı tuttu.
15
İş Sürüyor
Bir sonraki çiçekte her şey yeniden başladı. Beni kandıran bu küçük sinek, geride iki ayrı ders bıraktı: tekrarın içindeki ısrarı ve tehlikeli olmakla güçlü görünmek arasındaki farkı.
04 / SERİ
Bakmanın Yolları
Bazı görüntüler doğrudan karşımızda değildir; suya, yaprağa ya da başka bir kareye uğradıktan sonra kendini gösterir. Dünya aynı kalsa bile, bakışın geçtiği yüzey onu yeniden kurar.
16
Yağmurdan Sonra, Rize
Rize’de yağmur dinse de şehirden çekilmez. Sahilde bıraktığı su, gündelik hayatı kendi sessizliğine alır; çardak artık yalnızca bir sığınak değil, Karadeniz’in iklimiyle kurulan hayatın hatırasıdır.
17
Göğün Adı: Rize
Yağmur göğü yere indirmiş; Rize’nin adını da onun içine bırakmış. Dağı, çayı ve bulutuyla şehir, Karadeniz’in kendine tuttuğu aynaya dönüşüyor.
18
Toprağın Adı: Rize
Adı suda, kökü yeşilde. Çay, yağmur ve toprak aynı kökten konuşurken Rize, bir şehirden fazlası olup bir memlekete dönüşüyor.
19
Ödünç Yapraklar
Bitkiler zarar görmeden geceyi aydınlatmak için seçilen yeşil ışık, beklenmedik bir portre bıraktı. Doğayı koruma niyeti, insan gölgesini yeniden onun içine yerleştirdi.
20
Masal Çiçek Açınca
Pamuk Prenses’in dinginliği, pembe çiçeklerin canlılığıyla derinleşiyor. Masal ile bahar birbirine karışırken zarafet, kadrajın tamamına yayılan sessiz bir büyüye dönüşüyor.
21
Yeşilin Gösterdiği
Fuji’nin filtreleriyle tanıştığım günlerde yeşil bir filtreyle çekildi. Filtre, karahindibanın beyaz telleri arasındaki inceliği beklediğimden daha görünür kıldı.
05 / SERİ
Işık Çekilirken
Gündüz her şeyi aynı anda gösterir; karanlık seçim yaptırır. Geriye bulutların arasındaki ışık, yoluna devam eden bir yabancı, süzülmüş bir mor ve aşkın iki ayrı odağı kalır.
22
Havanın Açıldığı Yer
Rize’nin kapalı göğünün ardında ışık hep oradaydı. Bulutların arasından süzülüşü, aydınlığın yaşadıklarımızdan bağımsız olarak varlığını sürdürdüğünü; bazen yalnızca ona bakmayı seçmemiz gerektiğini hatırlatıyor.
23
Sessiz Saat
Gecenin en tenha saatinde ay ile boş sokak baş başa görünüyordu; sonra bir yaya kadraja girdi. Biz göremesek de hareketin sürdüğünü, hayatın en derin sessizlikte bile bütünüyle durmadığını hatırlattı.
24
Gece Çiçeği
Bazen güzelliği gerçekten görebilmek için çevresindeki renkleri susturmak gerekir. Mor tek başına kaldığında, sıradan bir çiçek bile dikkatin gürültüyü nasıl dönüştürebildiğini gösteriyor.
25
Kırmızı, Neredeyse Siyah
Aşk gözümüzü bütünüyle doldurduğunda dünyanın geri kalanı karanlığa çekilir. Geriye yalnızca kırmızının çağrısı kalır: yoğun, mutlak ve başka hiçbir şeye yer bırakmayan; aşkın içinde bir hayat.
26
Maviyi Hâlâ Taşırken
Aşk kör etmediğinde çevresindeki hayatı da görünür kılar. Gül bu kez gökyüzüyle birlikte anlam kazanır; hayatın içinde bir aşk, dünyayı silmeden ona karışır.
06 / SERİ
Karşılaşma
Gün batımında yolları kesişen iki teknenin, ışıklarıyla birbirlerine anlattığı kısa bir hikâye.
27
Peşinden
Küçük tekne, gün batımının nereye vardığını merak ederek ufka doğru ilerledi.
28
Yaklaşırken
İzleri suyun üzerinde uzandı ve teknelerden önce birbirine dokundu.
29
Ufukta Biri
Güneş çekildiğinde, karanlığın içinden başka bir ışık ona karşılık verdi.
30
Yalnız
Deniz yollarını yeniden ayırdı; gece, geride kalan teknenin ışığını taşıdı.