RUSEN BİRBEN / FOTOĞRAFLAR

Ruşen, aydınlık demek.

Renk, gölge ve fark edilmeye değer sıradan şeyler.
30 kare · 6 seri

00 // ÖNSÖZ

Bir Başlangıcın Otoportresi

Rize sahilindeki kırmızı yürüyüş yolu, deniz ve gölgem bu çift pozlamada aynı yüzeyde buluştu. Bu karede yalnızca yeni bir teknik keşfetmedim; gördüğüm ayrıntıları bir araya getirip estetik bir bütün olarak saklayabileceğim, bana ait bir ifade biçimi de buldum. Fotoğrafçılığa gerçekten tutunduğum ve “bu hobi bana göre” dediğim an, yüzümün görünmediği bu otoportreyle başladı.

SEÇKİ / 6 BÖLÜM

Geçerken kalanlar.

Fotoğrafları yan yana getirdikçe aralarında daha önce görmediğim ilişkiler belirdi. Geçip giden her an, yanındaki karede kendinden bir iz bıraktı.

01 / SERİ

Komşular

Şehir yalnızca acele edenlere ait değil. Kediler bütün ağırlıklarıyla duruyor, bir güvercin bakışımızı geri veriyor; komşuluk, başka bir hayatın da bizi fark ettiğini anladığımız yerde başlıyor.
02

Evin Sahibi

Kuzguncuk’a evlerini fotoğraflamak için gitmiştim. İkindi ışığında karşıma çıkan bu kedi, günün bütün mimarisini sessizce geride bıraktı; o geziden en çok sevdiğim fotoğraf bir evin değil, onun kedisinin oldu.

03

Kımıldamadan

Çankaya’da insanlar çevresinden akıp giderken o, bütün ağırlığıyla olduğu yere uzanmıştı. Şehrin telaşına karşı sunduğu tek cevap, kımıldamamaktı.

04

Biri Beni İzliyor I

Güvercin şehri kendi sessizliğinde izlerken kameranın varlığından habersiz görünüyordu. O an kadrajın tek gözlemcisi olduğumu sanmıştım.

05

Biri Beni İzliyor II

Sonra birden başını çevirdi. Bakışındaki dikkat, şehirde yalnızca bizim bakmadığımızı; başka hayatların da bizi izlediğini hatırlattı.

02 / SERİ

Herkesin Tanıdığı Yabancı

Üsküdar sahilinin gündelik akışı içinde beliren Örümcek Adam, birkaç dakika içinde çevresinde küçük bir kalabalık topladı. Burak Soylu’nun performansı, trafiği kısa süreliğine bir sahneye dönüştürdü.Performans: Burak Soylu · @theburaksoylu
06

Sahneye Giriş

Siyah ve kırmızı otomobil, Üsküdar’ın gündelik trafiğine beklenmedik bir karakter taşıdı.

07

Şehrin İçinde

Maske görünür olduğunda çevredeki bakışların yönü bir anda değişti.

08

Herkesin Tanıdığı Yabancı

Yüzünü saklayan bu yabancıyı herkes tanıyordu.

03 / SERİ

Bir Bahçe, Bir Mesai

Biz güllere aşkı yakıştırırken, arı sandığım küçük sinek hiçbir metafora aldırmadan mesaisini sürdürüyor. Bahçe, anlam yüklediğimiz güzellikle kendi ritminde devam eden hayatın yan yana çalıştığı yer.
09

Karanlıkta Bile

Beyaz gül benim için lekesiz bir sevginin imgesi. Gecenin loşluğunda kendi ışığını bulması, böyle bir sevginin karanlığın içinde dahi varlığını koruyabileceğini düşündürüyor.

10

Yumuşak Hava

Gece, pembe gülleri gerçek ile düş arasında bırakıyor. Sevginin tozpembe hayali ile ona duyduğumuz gerçeğin birbirine karıştığı o belirsiz yerde duruyorlar.

11

İlk Yaklaşım

Onu ilk gördüğümde arı sanmıştım. Arı taklitçisi bir çiçek sineği olduğunu henüz bilmiyordum; kandırmacasının kusursuzluğu, bu karşılaşmayı daha ilk karede değerli kıldı.

12

Merkezde

Çiçeğin merkezine yerleşip beslenirken bütün dünya küçücük bir sarı alana daraldı. Taklit ettiği güçten bağımsız, kendi hayatının dikkatli ritmi görünür oldu.

13

Geçiş

Konuşu, ön ayaklarını birbirine sürtüşü ve çiçeğin üzerindeki küçük hareketleri, bir anlık karşılaşmayı uzun bir gözleme dönüştürdü. Yakından bakınca tekrarın içinde karakter belirdi.

14

Kalkıştan Önce

Kanatlar ayaklardan önce harekete geçti. Fotoğraf, çiçeğe ait olmakla ondan ayrılmak arasındaki o küçücük kararı tuttu.

15

İş Sürüyor

Bir sonraki çiçekte her şey yeniden başladı. Beni kandıran bu küçük sinek, geride iki ayrı ders bıraktı: tekrarın içindeki ısrarı ve tehlikeli olmakla güçlü görünmek arasındaki farkı.

04 / SERİ

Bakmanın Yolları

Bazı görüntüler doğrudan karşımızda değildir; suya, yaprağa ya da başka bir kareye uğradıktan sonra kendini gösterir. Dünya aynı kalsa bile, bakışın geçtiği yüzey onu yeniden kurar.
16

Yağmurdan Sonra, Rize

Rize’de yağmur dinse de şehirden çekilmez. Sahilde bıraktığı su, gündelik hayatı kendi sessizliğine alır; çardak artık yalnızca bir sığınak değil, Karadeniz’in iklimiyle kurulan hayatın hatırasıdır.

17

Göğün Adı: Rize

Yağmur göğü yere indirmiş; Rize’nin adını da onun içine bırakmış. Dağı, çayı ve bulutuyla şehir, Karadeniz’in kendine tuttuğu aynaya dönüşüyor.

18

Toprağın Adı: Rize

Adı suda, kökü yeşilde. Çay, yağmur ve toprak aynı kökten konuşurken Rize, bir şehirden fazlası olup bir memlekete dönüşüyor.

19

Ödünç Yapraklar

Bitkiler zarar görmeden geceyi aydınlatmak için seçilen yeşil ışık, beklenmedik bir portre bıraktı. Doğayı koruma niyeti, insan gölgesini yeniden onun içine yerleştirdi.

20

Masal Çiçek Açınca

Pamuk Prenses’in dinginliği, pembe çiçeklerin canlılığıyla derinleşiyor. Masal ile bahar birbirine karışırken zarafet, kadrajın tamamına yayılan sessiz bir büyüye dönüşüyor.

21

Yeşilin Gösterdiği

Fuji’nin filtreleriyle tanıştığım günlerde yeşil bir filtreyle çekildi. Filtre, karahindibanın beyaz telleri arasındaki inceliği beklediğimden daha görünür kıldı.

05 / SERİ

Işık Çekilirken

Gündüz her şeyi aynı anda gösterir; karanlık seçim yaptırır. Geriye bulutların arasındaki ışık, yoluna devam eden bir yabancı, süzülmüş bir mor ve aşkın iki ayrı odağı kalır.
22

Havanın Açıldığı Yer

Rize’nin kapalı göğünün ardında ışık hep oradaydı. Bulutların arasından süzülüşü, aydınlığın yaşadıklarımızdan bağımsız olarak varlığını sürdürdüğünü; bazen yalnızca ona bakmayı seçmemiz gerektiğini hatırlatıyor.

23

Sessiz Saat

Gecenin en tenha saatinde ay ile boş sokak baş başa görünüyordu; sonra bir yaya kadraja girdi. Biz göremesek de hareketin sürdüğünü, hayatın en derin sessizlikte bile bütünüyle durmadığını hatırlattı.

24

Gece Çiçeği

Bazen güzelliği gerçekten görebilmek için çevresindeki renkleri susturmak gerekir. Mor tek başına kaldığında, sıradan bir çiçek bile dikkatin gürültüyü nasıl dönüştürebildiğini gösteriyor.

25

Kırmızı, Neredeyse Siyah

Aşk gözümüzü bütünüyle doldurduğunda dünyanın geri kalanı karanlığa çekilir. Geriye yalnızca kırmızının çağrısı kalır: yoğun, mutlak ve başka hiçbir şeye yer bırakmayan; aşkın içinde bir hayat.

26

Maviyi Hâlâ Taşırken

Aşk kör etmediğinde çevresindeki hayatı da görünür kılar. Gül bu kez gökyüzüyle birlikte anlam kazanır; hayatın içinde bir aşk, dünyayı silmeden ona karışır.

06 / SERİ

Karşılaşma

Gün batımında yolları kesişen iki teknenin, ışıklarıyla birbirlerine anlattığı kısa bir hikâye.
27

Peşinden

Küçük tekne, gün batımının nereye vardığını merak ederek ufka doğru ilerledi.

28

Yaklaşırken

İzleri suyun üzerinde uzandı ve teknelerden önce birbirine dokundu.

29

Ufukta Biri

Güneş çekildiğinde, karanlığın içinden başka bir ışık ona karşılık verdi.

30

Yalnız

Deniz yollarını yeniden ayırdı; gece, geride kalan teknenin ışığını taşıdı.